Grev hakkı Türk hukukunda anayasal olarak teminat altına alınmış, fakat kanuni grevin kapsamı yalnızca toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması hâlinde yapılan grevlerle sınırlı tutulmuştur. Bununla birlikte yargı içtihatlarıyla, uluslararası normlar da dikkate alınarak kanuni grev tanımına uymayan bazı eylemlerin toplu eylem hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, toplu eylem hakkının bir sınırını ise ölçülülük ilkesinin oluşturduğu kabul edilmiştir. Alman hukukunda da iş mücadelesine başvurma özgürlüğü anayasal olarak düzenlenmiş, yargı içtihatlarında ölçülülük ilkesi iş mücadelelerinin sınırlandırılmasında merkezî bir ölçüt olarak görülmüştür. Ancak Alman hukukunda iş mücadelelerinin sınırlandırılmasında ölçülülük ilkesinin işlevi ve iş mücadelelerine ölçülülük denetiminin uygulanmasının hukuki güvenlik ilkesine zarar verip vermediği tartışılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, bahse konu tartışmalar da dikkate alınarak Türk hukukunda iş mücadelelerinin sınırlandırılmasında ölçülülük ilkesinin işlevi sorgulanmış ve dürüstlük kuralına aykırılık kıstası incelenmiş, grev hakkı ile toplu eylem hakkının dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanıldığı hâller somutlaştırılmaya çabalanmıştır.
The right to strike is constitutionally guaranteed under Turkish law; however, the scope of lawful strikes is limited exclusively to strikes carried out in the event of a dispute arising during the conclusion of a collective bargaining agreement. Nevertheless, through judicial case law and by taking international norms into account, it has been accepted that certain actions not conforming to the definition of a lawful strike should be assessed within the scope of the right to collective action, and that one of the limits of the right to collective action is constituted by the principle of proportionality. In German law as well, the freedom to resort to industrial action is constitutionally regulated, and judicial case law has regarded proportionality as a central criterion in restricting industrial action. However, in German law, the function of proportionality in restricting industrial action and whether the application of proportionality review to industrial action undermines the principle of legal certainty have begun to be debated. In this study, taking these debates into account, the function of proportionality in restricting industrial action under Turkish law is examined, the criterion of acting contrary to the principle of good faith is analysed, and an attempt is made to concretise the situations in which the right to strike and the right to collective action are exercised in a manner contrary to good faith.