Çalışma kapsamında, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan, kadın işçilerin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde iş sözleşmesini feshi halinde, kıdem tazminatına hak kazanacağı yönündeki düzenleme inceleme konusu yapılmaktadır. Söz konusu düzenlemenin, kadını koruma amacıyla getirilmiş olduğu kabul edilmektedir. Buna karşılık, anılan hükmün gerçekten kadınlar için bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı oluşturduğu incelenmesi gereken bir meseledir. Kadınlara yönelik kıdem tazminatı düzenlemesinin, eşitlik ilkesi, pozitif ayrımcılık ve ayrımcılık yasakları çerçevesinde incelenmesi çalışmanın nüvesini oluşturmaktadır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk bölümünde, kıdem tazminatı kurumu üzerinde durulmakta ve evlenen kadınlara yönelik olan kıdem tazminatı imkânı incelenmektedir. İkinci bölümde ise, eşitlik ilkesi, ayrımcılık yasakları ve pozitif ayrımcılık kavramları irdelenmekte, anılan düzenleme, söz konusu kavramlar çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin yaklaşımı ve Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın ayrımcılık konusundaki kriterleri üzerinde durulmaktadır.
Within the scope of the study, the provision under the Article 14 of the Labor Law numbered 1475 stating that women workers will be entitled to severance pay in case of termination of the employment contract within one year from the date of marriage, is subject to examination. It is accepted that the regulation in question has been introduced to protect the women. However, whether the aforementioned provision actually constitutes an advantage or a disadvantage to women is a matter that should be examined. Analysis of the provision regarding the severance pay for women within the framework of the principle of equality, positive discrimination and prohibition of discrimination constitute the core of the study. In this regard, in the first part of the study, the severance pay concept is focused on and the severance pay opportunity for women that get married is elaborated. In the second part, the principle of equality, prohibition of discrimination and the positive discrimination concepts are examined and the aforementioned provision is analyzed within this framework. In this context, the Constitutional Court’s approach on this matter and the criteria used by the Court of Justice of the European Union with regard to discrimination are emphasized.